Tiroid kanseri

Tiroid kanserine nadir rastlanır, ancak son yıllarda sıklığı en çok artan kanser türüdür. Kadınlarda erkeklere göre 2.5 kat daha çok rastlanır. Daha önce boyun bölgesinden ışın tedavisi alanlarda ve ailesinde tiroid kanseri olanlarda risk daha yüksektir.

 

Tiroid kanserleri 4 tiptir. En sık rastlanan tipi papiller kanser (%75-80) ve foliküler kanserdir.  Bu kanserler çok yavaş seyir gösterirler ve metastaz gelişen hastalarda bile sağkalım süresi uzundur. Bu nedenle, papiller ve foliküler kanserler “iyi diferansiye” olarak tanımlanırlar. Özellikle papiller kanser, erken evrede saptandığında sağ kalım oranı son derece yüksektir ve bu nedenle cerrahi gibi agresiv tedavilerin gerekliliği bu hasta grubunda sorgulanmaya başlanmıştır. Yirmi yıllık sağkalım oranları genel olarak papiller kanserde %98-99, foliküler kanserde ise %80-90 civarındadır.

 

Daha nadir rastlanan medüller kanser ve anaplastik kanser ise hızlı seyirlidirler ve sağkalım süreleri daha kısadır. Bu nedenle “kötü diferansiye” olarak tanımlanırlar. Beklenen sağ kalım oranları medüller kanserde 10 yılda %50-75 iken anaplastik kanserde 5 yılda sadece %10 civarındadır.

 

Nasıl tanı konur?

 

Tiroid bezi kanserleri genellikle belirti vermezler. Guatr nedeniyle takip edilen hastalarda veya başka bir nedenle yapılan boyun ultrasonu sırasında tesadüfen bir nodül şeklinde görülürler. Günümüzde tiroid ultrasonunun yaygın olarak kullanılmasıyla tiroid kanserleri çok daha erken evrede saptanabilmektedir. Ultrasonda saptanan tiroid nodüllerinin çoğu iyi huylu olmakla beraber, bazı ultrason özellikleri nodülün kanser olma ihtimalini artırmaktadır. Bunlar büyüklük, düzensiz kenar, koyu renk, artmış damarlanma, cilde dikey yerleşim ve nodülde kireçlenme alanları olması olarak sıralanabilir. Nodülün ultrason görünümü şüpheli ise ince iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB) yapılmalıdır. Ultrason rehberliğinde ve lokal anestezi ile yapılan bu işlemle, nodülün iyi huylu mu yoksa kanser mi olduğu yüksek bir doğrulukla anlaşılabilir. Eğer İİAB kesin sonuç vermezse bir kez daha biyopsi alınmalıdır. İkinci biyopsinin trukat yöntemiyle yapılmasıyla bu tür hastaların çoğunda kesin tanıya ulaşılabilir ve gereksiz operasyonlardan kaçınılabilir.

 

Tiroiddeki nodülün kanser olduğu anlaşılırsa klasik tedavi cerrahi operasyonla tiroid bezinin alınması ve daha sonra da radyoaktif iyot verilmesidir. Bir cm den küçük papiller kanserlerde bazen tiroidin sadece bir kısmı da alınabilir. Bu tür olgularda perkütan termal ablasyon da bir seçenektir ancak bu yöntemin kısa dönem sonuçları çok iyi olmakla beraber uzun dönem sonuçları bilinmemektedir.

 

Operasyondan sonra tümör boyun bölgesinde nüks ederse yeniden cerrahi yapılabilir. Hasta cerrahiyi istemezse ya da uygun değilse ultrason rehberliğinde alkol ablasyonu ya da lazer, radyofekans ve mikrodalga gibi termal ablasyon yöntemleri uygulanabilir. Bu yöntemlerin, bu tür hastalarda uzun süre lokal tümör kontrolünü sağlayabildiği bir çok çalışmada gösterilmiştir.

 

Düşük riskli papiller kanser

 

Tiroid kanserlerinin yaklaşık dörtte üçü papiller kanserdir ve bunların da büyük kısmı düşük risklidir. Düşük riskli papiller kanser (mikrokanser de denmektedir), çapı 1 ya da 1,5cm den küçük olan ve lenf nodlarına ya da tiroid dışına yayılım göstermeyen papiller kanserler olarak tanımlanır. Bu tür hastalarda sağ kalım son derece yüksek olup 20 yıllık sağkalım %99 olarak bildirilmiştir. Günümüzde ultrasonografi ve ince iğne aspirasyon biyopsisinin yaygın olarak kullanılması nedeniyle bu tür papiller mikrokanserler çok daha sık olarak teşhis edilmektedir. Tiroid papiller kanser tanısı alan tümörlerin yaklaşık %80-85 inin düşük riskli papiller mikrokanser olduğu düşünülmektedir.

 

Son derece iyi prognoza sahip olmalarına rağmen, günümüzde papiller mikrokanserler de diğer tiroid kanserleri gibi “agresif” olarak tedavi edilmektedir. Bu tür olgularda standart tedavi hala tiroidin tamamının alınması ve sonra da radyoaktif iyot verilmesidir. Oysa bu hastalarda tiroidin sadece tümörün bulunduğu yarısının alınmasının yeterli olduğu, radyoaktif iyotun da yavaş seyirli bu tümörlerde belirgin bir yararı olmadığı gösterilmiştir. Hatta bazı çalışmalar bu tür hastalarda tedavisiz takip yöntemini de önermektedir. Japonya’da 1465 düşük riskli papiller kanser hastası ortalama 5 yıl boyunca tedavisiz takip edilmiş ve hastaların sadece %5 inde kanserin büyüme gösterdiği ve sadece %2 sinde lenf düğümü metastazı geliştiği görülmüştür.

 

Düşük riskli papiller kanserlerde önerilen bir diğer tedavi de perkütan ablasyondur. Bu yöntem, cerrahi operasyonun risklerini içermediğinden ve saptanan tümörü yok edebildiğinden aynı zamanda hastayı da tedavisiz bırakmadığından bu tür hastalarda gittikçe daha sık kullanılmaktadır. Literatürde hem alkol ablasyonu, hem de lazer, radyofrekans ve mikrodalga ablasyonları papiller mikrokanserlerde kullanılmış ve başarılı sonuçlar alınmıştır. Perkütan ablasyon, uzun dönem sonuçları kesin olarak bilinmemekle beraber, cerrahi operasyona uygun olmayan ya da cerrahiyi istemeyen papiller mikrokanser hastalarında önemli bir tedavi seçeneği olarak kabul edilmektedir.

 

Tiroid kanseri metastazları

 

Tiroid kanserleri en sık bölgesel lenf düğümlerine, akciğer ve kemiklere metastaz yaparlar. Klasik tedavi, olabiliyorsa metastazları cerrahi yöntemlerle almak ve radyoaktif iyot tedavisi uygulamaktır. Son yıllarda, lenf nodu metastazlarının radyofrekans, lazer ve alkol gibi ablasyon yöntemleriyle tedavi edilebileceği bazı çalışmalarda gösterilmiştir. Aynı şekilde, tiroid kanserinin akciğer, karaciğer ve kemik gibi uzak organ metastazları da ablasyon ve kemoembolizasyon gibi yöntemlerle tedavi edilebilirler. 

Video: Tiroid kanserinde perkütan ablasyon tedavisi

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Perkütan ablasyon başka hangi kanserlerin tedavisinde kullanılır?

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Papiller tiroid kanseri metastazlarında kemoembolizasyon ve perkütan ablasyon.

Papiller tiroid kanseri için opere olan ve karaciğerinde 4 adet metastaz gelişen hastamız önce ilaç yüklü taneciklerle kemoembolizasyon, daha sonra da her bir metastaza mikrodalga ablasyon uygulanıyor. Dokuz ay sonra çekilen kontrol tomografisinde tüm metastazların tahrip olduğu izleniyor. Hastada halen karaciğerinde yeni bir metastaz gelişmemiştir.               

DANIŞMA FORMU

Varsa lütfen ultrason, hormon tahlili ve sintigrafi raporlarınızı

0.534.551 0 551 nolu telefona whats up dan gönderiniz.

Hastalığınızın kısa bir özetini de eklemeyi unutmayınız.

Faydalı bağlantılar

Aşağıdaki telefonlardan bizlere ulaşabilirsiniz.

0-534-551 0 551
0-530-951 51 66
0-242-316 39 39